Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylandığına dair Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda incelenmeye başlandı.
Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın uygun bulunduğuna dair Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasıyla hazırlanan yasa teklifini ele almak üzere toplandı. Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Oktay, “Bugün komisyonumuzda görüşeceğimiz ‘Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması’, bahsettiğim bu bölgesel sahiplenme irademizin ve coğrafyamızda caydırıcılığı artırarak barışı destekleme kararlılığımızın somut ve son derece önemli bir adımını oluşturmaktadır. Yıllardır Orta Doğu ve çevresindeki bölgeler, dışarıdan dayatılan müdahalelerin, ithal güvenlik çözümlerinin ve vekalet savaşlarının bedelini ağır bir şekilde ödemiştir. Bu duruma son verilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat yerinden çözümler üretilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, ‘Uygun Bulma Kanun Teklifinin Genel Gerekçesinde’ de vurgulandığı üzere, Mekke Anlaşması ile ‘stratejik diyaloğu, karşılıklı güveni ve işbirliği kültürünü geliştirerek, Orta Doğu’da kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa edilmesi’ kayda değer bir gelişmedir. Dün Tahran’da gerçekleştirilen görüşmeler bu açıdan değerlidir” ifadelerini kullandı.
“İttifakın genişlemesi ve yeni üyelerin alınması, ‘çekirdek tarafların’ ve ülkemizin onayına bağlı olması doğal olarak büyük önem arz etmektedir”
Türkiye’nin imzaladığı ve taraf olduğu anlaşmaların bir saldırganlık ya da yayılmacılık amacı taşımadığını belirten Oktay, “Tam aksine, ülkemiz caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı güçlendirecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır. Bu bağlamda, Mekke Anlaşması’nın dışlayıcı bir güvenlik yapısı önermemesi ve bölgesel barış ile istikrar vizyonunu paylaşan diğer aktörlerin katılımına olanak tanıması önemlidir. Bununla birlikte, anlaşmanın genişleme sürecinin kontrolsüz bir mekanizma oluşturmasına izin vermemesi de dikkate değerdir. İttifakın büyümesi ve yeni üyelerin kabulü ‘çekirdek tarafların’ dolayısıyla ülkemizin onayına, rızasına ve stratejik filtreye tabi olmalıdır. Ayrıca Genel Gerekçe’de belirtildiği gibi, Mekke Anlaşması; tarafların birbirlerinin bağımsızlıklarını, egemenliklerini ve toprak bütünlüklerini korumak adına Birleşmiş Milletler Şartı’ndan doğan meşru müdafaa haklarını kullanırken tam dayanışma içinde olmalarını öngörmektedir; uluslararası yükümlülüklere halel getirmeden askeri imkan ve yeteneklerini paylaşmalarını istemektedir. Burada kritik bir stratejik denge gözetilmesi gerekmektedir. Bir yandan caydırıcılık en yüksek düzeyde sağlanırken diğer yandan anlaşmaya taraf ülkelerin egemenlik haklarına, uluslararası yükümlülüklerine ve anayasal süreçlerine kesinlikle saygı gösterilmektedir. Kolektif savunma hükümlerinin kendiliğinden işlemesinden ziyade; atılacak her adımın tarafların kendi anayasal yükümlülükleri çerçevesinde yürürlüğe girmesi esas alınmaktadır. Bu doğrultuda en üst düzeyde istişare mekanizmalarının işletilmesi ve ortak mutabakat arayışı önemli bir konudur” dedi.
Oktay’ın ardından Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü anlaşmanın detaylarına ilişkin bilgi verdi. Anlaşmanın üç ülke arasındaki özel dostluk ilişkilerinin uzantısı olmasının yanı sıra bölgede giderek artan bölgesel sahiplenme anlayışının somut bir ürünü olduğunu ifade eden Gümrükçü şunları söyledi: “Bölgemizdeki sorunların daha karmaşık hale geldiği günümüzde üç ülkenin anlaşmaya taraf olması dışarıdan çözüm beklemek yerine sorumluluk alarak işbirliği temeline dayalı bir bölgesel güvenlik yapısının ilk adımlarını atmış olması açısından önemlidir. Mekke Anlaşması ile oluşturulan bu yapının sadece taraf 3 ülkenin değil tüm bölgenin güvenliğine katkıda bulunarak karşılıklı güven temelinde diyalog ve işbirliğini güçlendirmesi hedeflenmektedir; böylece bölgede kalıcı ve öngörülebilir istikrar ortamı oluşturulacaktır” ifadelerini kullandı.
“Mekke Anlaşması Türkiye’nin diğer ittifaklarında veya anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır”
Mekke Anlaşması’nın savunma odaklı olduğunu vurgulayan Gümrükçü, “Anlaşma herhangi bir ülkeye karşı hedef almamakta olup; bölgede barışı sağlamak amacı gütmekte ve devletlerin egemenliğine saygıyı esas almaktadır. Meşru müdafaa dışında güç kullanmadan ihtilafları barışçı yollarla çözme ilkesine dayanmaktadır; ayrıca iç işlerine müdahale etmeme ilkeleri başta olmak üzere uluslararası hukuka saygılı tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır. Böylelikle anlaşma bölgede kamplaşmayı değil birlikteliği teşvik etmekte; ayrıştırıcı değil kapsayıcı bir vizyon sunmaktadır. Ayrıca Mekke Anlaşması’nın Türkiye’nin diğer ittifaklarından veya anlaşmalarından doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını ya da bunların yerine geçmediğini de belirtmek isterim” şeklinde konuştu.